Haber ve Fotoğraflar: Eyüp Büyükbostancı
İ.D.G.S.A. (Mimar Sinan Üniversitesi) Yüksek Resim Bölümü ,1981 mezunu Ressam Dilara Oktar Gürses‘in kişisel resim sergisi “Pasaj”, 04 Nisan Cumartesi günü Saat: 16.30 – 20.00 arası Museo Moda‘da düzenlenen bir koktelle aaçıldı.
Açılışa ilgi yoğundu.
Museo Moda Galeri küçük bir alanda yer aldığı için sergi açılış saatleri uzun -3.5 saat- tutuluyor. Yoğunluğu bu durum üzerinden de değerlendirmek gerekir.
Sergi 16 Nisan 2026 Pazartesi gününe kadar Museo Moda‘da Sanatseverler tarafından izlenebilir.
Museo Moda
Adres: Moda Cad. Damacı Sok. Beşik Apt. No: 1/3 (Victor Levi karşısı) Moda /Kadıköy
Pasaj
“Arkeolojik izler, yüzeylerde biriken zaman katmanlarıyla birlikte burada yeniden görünürlük kazanır. Duvarlarda rastlanan aşınmalar, kazıntılar, silinmiş ya da yarım kalmış izler; geçmişte yaşanmış olanın bugüne ulaşan sessiz tanıkları olarak ele alınır. Bu izler yalnızca tarihsel birer kalıntı değil, aynı zamanda belleğin taşıyıcılarıdır.
Bu yüzeyler birer palimpsest gibi üzeri tekrar tekrar yazılmış, silinmiş ama hiçbir zaman tamamen yok olmamış katmanlardır. Her yeni iz, alttakini tamamen ortadan kaldırmaz; aksine onunla birlikte var olur.
Anadolu kültürüne ait renkler, ikonlar ve portreler, farklı imgelerle birlikte bir araya gelerek zamansal bir süreklilik kurar. Geçmiş ile şimdi arasındaki mesafe, yüzey üzerinde giderek incelir; katmanlar birbirine yaklaşır, yer yer üst üste biner. Böylece resim, yalnızca bir temsil alanı olmaktan çıkar, zamanın iç içe geçtiği bir yapı haline gelir.
“Pasaj” kavramı bu noktada bir geçişten çok, bir eşik olarak düşünülür. Bir yerden başka bir yere değil, bir durumdan başka bir duruma açılan bir aralık… Dairesel formlar, spiraller ve yön arayan çizgiler bu aralığın içinde dolaşır. Bu dolaşım zaman zaman bir labirent hissi uyandırır; fakat bu labirent, kapalı bir yapıdan çok, farklı yönlere açılabilen bir hareket alanı olarak var olur.
Primitif duvar resimlerinden günümüz grafitilerine uzanan çizgisel ifade biçimleri, yüzeyde hem bir iz hem de bir hareket duygusu oluşturur. Resim ile yazı arasındaki sınır yer yer belirsizleşir; çizgi, hem anlatır hem de saklar. Yüzey böylece yalnızca görüneni değil, görünmeyeni de taşır.
Burada karşılaşılan her şey bir geçişin parçası gibidir.
Belki de mesele, çıkışı bulmak değil-hangi pasajda durduğunu fark etmektir.” Bige Gürses -Nisan,2026


























