Pazar, Nisan 19, 2026
Google search engine
Ana SayfaGenelYücel Kale’den Yeni Sergi: “Ezoterik Eşik”

Yücel Kale’den Yeni Sergi: “Ezoterik Eşik”

Haber: Eyüp Büyükbostancı

Yücel Kale‘nin yeni sergisi “Ezoterik Eşik” , 26 Mart Perşembe günü saat 18.00’da HB Art Gallery‘nin Maslak‘taki yeni yerinde açılıyor.

Sergi 12 Nisan 2026 tarihine kadar izlenebilecek.

HB Art Gallery

Adres: Orjin Maslak İş Merkezi Kat: (-2) Eski Büyükdere Cad. No: 27 Sarıyer

Ezoterik Eşik

Sanatçının çıktığı yolculuk aslında en başından beri kendi içindeki cevheri arama yolculuğu; bu yolculuk sırasında tıpkı bir madencinin ara sıra yüzeye çıkıp güneşi görmesi ve tekrar madene geri dönerek kazmaya devam etmesi gibi sanatçıda tefekkür edip, yerin derin katmanlarına döndükten sonra bir sonraki çalışmasını farklı malzemeler ile gerçekleştirmiş; bu içsel yolculuk sürerken bu farklı malzemeler belki onu felsefe taşını bulmaya kadar götürecek; sanatçımız Yücel Kale bu ezoterik yolculuk ile sanatı arasında bir adeta eşikte duruyor. Ezoterik Eşik’te

Bu sergide yer alan çalışmalar, görünür olan ile saklı kalan arasındaki ince sınırda konumlanır. Cam, taş ve ahşap aracılığıyla biçimlenen formlar, yalnızca maddesel bir varlık değil; aynı zamanda içsel bir deneyim alanı olarak ortaya çıkar. Her heykel, izleyiciyi dış yüzeyden iç hacme, görünen olandan sezilen olana doğru yönlendiren bir eşik oluşturur.

Sanatçı camı eritmek yerine soğuk yontma tekniğiyle çalışır. Bu yöntem, malzemeyi akışkan bir formdan çıkararak dirençli ve yoğun bir yapıya dönüştürür. Yontma süreci, kırılganlık ile kontrol arasında hassas bir denge içerir; yüzeyde oluşan kesitler ışığı yakalayarak camın içinde katmanlı bir derinlik açığa çıkarır.

Cam portreler ve büstler, figürü yalnızca dış görünümüyle değil, iç hacmiyle birlikte algılamaya davet eder. Bir yüzün içinden geçen ışık, formu sabit bir görüntü olmaktan çıkarır; izleyicinin konumuna göre değişen, akışkan bir algı üretir. Önden bakıldığında belirgin olan form, arkadan bakıldığında çözülür ve neredeyse bir boşluk hissine dönüşür.

Bazı çalışmalarda yer alan yarı değerli taşlar, özellikle gözlerde yoğunlaşarak figüre hem maddesel hem de simgesel bir ağırlık kazandırır. Bu odak noktaları, camın şeffaf iç hacmi ile taşın yoğun varlığı arasında bir karşıtlık kurar; aynı zamanda bakışın yönünü belirleyen sessiz merkezler haline gelir.

Ahşap ve taş çalışmalar ise bu şeffaf dünyanın yanında daha yoğun ve dokunsal bir varlık sunar. Organik yüzeyler ve mineral dokular, camın ışıkla kurduğu ilişkiye karşılık daha kapalı ve derin bir alan açar.

Bu sergideki heykeller yalnızca bir figürü temsil etmez; izleyiciyi algının sınırında, görünür ile görünmeyen arasında bir eşikte tutar. Bu eşik, yalnızca fiziksel değil; aynı zamanda içsel bir geçiş alanıdır.

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -
Google search engine

Popüler Yazılar

Recent Comments