Ana SayfaEtkinliklerKöşe YazısıXIX.Yüzyıl Başlarından XX.Yüzyıl Ortalarına Kentimizde Yaşanan Değişimler 1.Bölüm

XIX.Yüzyıl Başlarından XX.Yüzyıl Ortalarına Kentimizde Yaşanan Değişimler 1.Bölüm

Nazan Akpınar Yazdı

1950’li yıllardan başlayarak hızlı bir ivmeyle devam etmiş olan kentimizin  demografik ve sosyolojik değişimini,yaşamış olduğum semtlerin yakın geçmişini  anılarım ve de araştırmalarım sonucunda çeşitli kaynaklardan ulaşabildiğim bilgilerle  siz okurlarla yazılarımda paylaşmaktayım. 

Bu kapsamda Nişantaşı,Teşvikiye, Maçka semtleriyle yakın çevresi hakkında okçuluk  talimleri yapılan bakir kırsal alanlar olduğu günlerden, Sultan Abdülmecit döneminde  Teşvikiye Camii’nin inşa edilmesi sonrasında, Dolmabahçe Sarayı’na yakınlığı  nedeniyle makbul bir yerleşim bölgesine dönüşüm evrelerini; sırasıyla Hanım  Sultanların, Şehzadelerin ve paşaların ikbal dönemlerindeki konaklarını, hikayelerini  anlatmıştım. 

Saltanatın çöküş yıllarında ise,bu konaklarda kurulmuş olan köklü eğitim yuvalarını  yazmış;1920’lerden sonraki işgal günlerinde ve ardından bakımsızlıktan çöken veya  yanan konakların yerlerine inşa edilen ilk modern apartmanların nasıl şehirde  yaygınlaşmış olduklarını öğrenmiştik. 

Cumhuriyetimizin erken dönemlerinden itibaren de göreceli olarak yaşadığımız  değişimleri irdelemiştim.Uzak ve yakın tarihimize doğru yapmış olduğumuz yazınsal  yolculuğun ardından bu semtlerin tanıklık etmiş olduğum 50’li,60’lı ve de 70’li yıllarına  döndüğümde karşıma çıkan olgu, bölgenin komşumuz Şişli’yi de kapsayarak tümüyle  hala nezih konut alanları olduğudur. 

Başka bir gerçek ise;1950’lerden sonra başlayan Demokrat Parti iktidarı döneminde  çok partili sistemin getirmiş olduğu göreceli bir demokratikleşme ve devamında imar  hareketleri adı altında yapılmış olan ,eski İstanbul’u yok eden istimlaklar veya bir tür  kıyımlarşehrimizin hafızasını tahrip etmiştir.Ardından iyi planlanmamış sanayi  hamleleri açılımları sonucunda meydana gelen köyden kente göç olgusu en çok ta  kentimizi etkilemiştir.Uzun yıllar İstanbul’un en başta gelen sorunları arasında  gösterilen çarpık kentleşme ve gecekondu problemi,yetersiz,keyfi,günübirlik kararlar  ile oluşturulmuş adeta plansız projesiz uygulamaların bir sonucudur. 

Buna karşılık 1970’lere değin oldukça olumlu bir değişim süreci yaşayan  Şişli,Osmanbey ,Nişantaşı gibi semtlerde görülen yenilikler;büyük sinema  salonları,gece klüpleri,yeni damak tatlarısunan lokantalar ,pastaneler ,ilk fast food  dükkanları ,kitabevleri,sanat galerileri,seçkin konfeksiyon ürünleri satan  butikler,ayakkabı mağazaları,kaliteli mobilya dükkanları,çeşitli ithal mallar satan  pasajlar,birbirleri arkasından Rumeli ve Halaskargazi Caddeleri’nde açılmış,ilk  başlarda bu yenilikler biz semt sakinlerince sevinçle karşılanmıştı.Hatta Beyoğlu’nun  yerine geçebilecek bir alışveriş ve piyasa ortamının yakınımızda oluşmasından çok  hoşnut kalmıştık. 

Ancak bu olumlu atmosferin 70’lerden sonra değişimine tanık olmaya da başlamıştık.O  günlere değin Laleli ve Aksaray civarında toplanmış olan hazır giyim ticareti yapan  esnafın işlerini büyüterek birden bire Osmanbey’e sıçramaları şaşkınlıkla karşılanmıştı.

Osmanbey’de Rumeli Caddesi’nin arka tarafına düşen paralel sokaklara yerleşen  konfeksiyoncular toptan satışlar yaptıklarından beraberlerinde o zamanlar çok  yadırganan ‘’bavul ticaretini’’de bizlere tanıtmışlardı.Bu sokaklarda o zamana kadar iki  veya üç katlı kagir küçük çaplı tüccar apartmanları bulunuyordu.İşte bu konfeksiyon  ticaretiyle uğraşan esnafın işyerlerini Osmanbey’e taşımaları,konutların iş merkezlerine dönüşmesini ve bodrum katların dükkanlara evrilmesi izlemiştir.

Sonuçta nezih konut semtlerimiz açık çarşılar konumuna getirildi.Doğal olarak ta bu  değişiklikler semtlerimizde bazı olumsuz etkileşimler oluşturdu.

(devam edecek)

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -
Google search engine

Popüler Yazılar

Recent Comments